Başka Tekirdağ yok

Başka Tekirdağ yok

CHP de olağanüstü kongre geçti.
Her bölge kendi denklemlerini tartışıyor.
Kimi sesli, kimi sessiz.
Ama tartışıyor.
CHP nin bu hali ile daha öteye gidemeyeceği bu kadar açık iken,
Elitlerin partisi yine koltuk kavgalarında en önde gitmenin telaşında.
“İşaret Demokrasisi ” yine başarısızlığını, başarı olarak görmeye çalışıyor.
2015 yılı iktidar hedefini imkansız gören halksız kurtlar, bir daha vekil olmanın, hatta olası seçim yenilgisi sonrası genel merkezi ele geçirmenin hesapları içerisine giriyor şimdiden.
İnce grubu, Feyzioğlu grubu, Baykal grubu, Özkan’cılar, Tarhan’cılar, Sarıgül’cüler dahili iktidar hayali için yanıp tutuşma savdasında.

Halkın umutları, onların hırslarının liderliğinde 2019’a bırakılıyor.

Bir de, doğru gemiye binip vekil olmak, vekil kalmak niyetinde olanlar var.
2019 da bir Cumhuriyet kalır mı bilinmez ama, bugün kendi gelecekleri için Türkiye’den vazgeçtiklerini düşünemeyen bu insanlar, yarın “Demokrasisiz” bir Türkiyenin önde gelen mağdurları olabilirler.
Hazır temsil güçleri varken, halka sırtını dönenler yarın bu gücü bulamayabilirler.
Nasıl ki gemilerine kaptan olma telaşı olanlar varsa, kaptanı olduğu gemiyi batırmak pahasına direksiyonu bırakmayan bir de kaptan var tabi ki.
Ve O’nu, o direksiyonda tutan bir sürü alternatif güç.

Ve görünen o ki, o güçler taşları yeniden dağıtıyor.

Baksanıza, ünü Türkiye’yi aşmış dünyaya mal olmuş bir ekonomist, kendi seçim bölgesinde bütün ilçeleri alarak 12 – 0 ile kazandığı 30 mart yerel eçimleri sonrasında koltuğundan adeta uzaklaştırılmış durumda.
Hem de halkın tüm beklentilerini, öfkelerini bir kenara bırakarak, masaya vurduğu ve kendi tercihi ile büyük şehir belediye başkan adayını belirlediği dilden dile dolaşmakta iken.
12 – 0 gibi tarihi bir ezici üstünlükle kazandığı seçim sonrasında bölgesinde bu denli güçlü görünürken.
Ön seçim yapılan bölgede kontenjan bir olarak seçim atmosferine girecek kadar güçlüyken.
Türkiye’yi 2000 li yıllarda krizden çıkaran baş bürokratlardan biri diye anılırken.
Dünyaya ekonomi dersi verir denecek kadar O’na güven duyulurken.
Ne oldu şimdi de, İşveren Sendikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı oldu?
Partisi iktidar olmamışken, ekonomi gibi en iyi bildiği kulvardan alınıp, yan tarafa görev taksimi yapılması ne anlama geliyor merak konusu doğrusu.
2011 seçimleri öncesinde, ön seçim ile sandıktan çıkan Sn Candan Yüceer’in ondan fazla delege oyu almasına rağmen MYK da olmaması bu dengenin neresinde?

Genel merkez Tekirdağ’daki belediye yönetimlerinden an itibarı ile memnun değil ve pişman mı?

Bu pişmanlığını mı yansıttı karar mekanizmalarına?
Bölge vekilinden geri aldığı itibarın bir kısmı ile, düzeltme mi yapılıyor seçmen nezdinde?
Bir taraftan tamamen dışarıda bırakmak istenilirken, işverenlerin baskısı ile MYK dışına itemediği vekili üzerinden, CHP Genel Merkezi patronlar kulübüne mesaj mı vermiş oluyor?
Ya da, aslında bu görev gerçekten tarihi bir görev ve Sn Öztrak fedakarlık mı yapıyor halkı için?
Birileri, belki de Sn Öztrak, bunun ne anlama geldiğini açık yüreklilikle kendi sesinden seçmenine açıklamalı.
Aksi takdirde, Tekirdağ’ın köklerinden dünyaya malolmuş bir değer sahada çok hızla erimekte.
Siyasi becerisi ne olursa olsun, O’ Memleketine sahip çıkmalı, memleketi ise O’nu sahipsiz bırakmamalı.
Bazen sahip çıkmak, Şehrinin önünden çekilmektir.
Bazen sahip çıkmak, Önünde duranı önünden çekmektir.
Ne diyelim Allah herkese her şeyin hayırlısını nasip etsin.
Sözün özü;

Başka Tekirdağ yok.
Herkes üzerine düşeni yapmak zorunda.

Selahattin Uzun
2014.09.30

Share on email
Share on google
Share on twitter
Share on whatsapp

Bir cevap yazın

KAPAT